Kadıköy’den Strazburg’a, Sarıdan Yeşile, Küçükten Büyüğe: Bisikletlerim

Bisikletin benim için bir hobi aracından çıkarak ulaşım aracı haline gelmesi ise Strazburg’da oldu.  Yani, Fransa’nın bisiklet başkentinde. Hayatımda Strazburg’da gördüğüm bisiklet kadar hiçbir şehirde bisiklet görmedim. İşe, okula gitmek için bisiklet kullananlar, çocuklarını okuldan almak için bisikletleriyle bekleyen veliler, bebeklerini bisiklete bağladıkları bir araçla gezdiren ebeveynler, sonsuza kadar uzayıp giden bisiklet yolları… Çoğu zaman bisikleti park edecek boş bir istasyon bulmak bile bir meseleydi.

En Sevdiği Renk Mor Olan Kadın

Benim için de geleceğin bir önemi yok bir süredir. Beş yıl önce bugünlerde yaptığım ve yaşadığım hiçbir şeyi ne planlamış ne düşünmüştüm. Şimdi, beş yıl sonrasını mı düşüneyim? Hayatın tek bir anla nasıl değiştiğini tecrübe etmekle geçti dünyadaki üçüncü on yılım. Neyin hayâlini kurayım? Yazmak dışında hiçbir şey çekici gelmiyor ki!

Sofya’da Bir Hafta Sonu

Havalimanından son olarak Mavrud üzümünden üretilen bir şarap alıp güncemi yazmaya devam ediyorum. Avrupa’da yalnız gezdiğim şehirler listesine bir yenisini daha eklemenin hüznü çöküyor gözlerime,  bir an önce eve gitmek istiyorum.

Olomouc 101

Bana daha Olomouc’a gitmeden “Olomouc’a bayılacaksın” demişti; öyle de oldu. Şimdi ben de bana çeşitli mecralardan ulaşan Euroculture öğrencilerine aynı şeyi yazıyorum: You will love Olomouc!